pub-6450042492155979google.com, pub-6450042492155979, DIRECT, f08c47fec0942fa0 ZORU HEMEN BAŞARIRIZ İMKANSIZ İSE ZAMAN ALIR: ZORU HEMEN BAŞARIRIZ İMKANSIZ İSE ZAMAN ALIR.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

ZORU HEMEN BAŞARIRIZ İMKANSIZ İSE ZAMAN ALIR. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZORU HEMEN BAŞARIRIZ İMKANSIZ İSE ZAMAN ALIR. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2024 Çarşamba

ZORU HEMEN BAŞARIRIZ İMKANSIZ İSE ZAMAN ALIR


BAŞARMANIN TEK YOLU BAŞARACAĞINA İNANMAKTIR
1. Filin ipi
Adamın biri fil kampından geçerken çok acayip bir görüntüyle karşılaşır. Fillerin kafeslerde veya zincirlerle tutulmadıklarını fark eder. Kamptan kaçmalarını engelleyen tek şey bacaklarından birine bağlanmış küçük bir ip parçasıdır.
Adam fillere bakarken şaşa kalmıştı. Filler ipi koparıp kamptan kaçabilme gücüne sahip olmalarına rağmen bunu yapmıyorlardı. Hatta biraz daha dikkatli bakınca, bunu kolayca yapabilecekler olsalar bile hiç denemediklerini fark etti.
Adam meraklanmıştı. Hemen yakınlardaki bir fil eğiticisine başvurdu. Fillerin neden öylece durduklarını ve kaçmaya çalışmadıklarını sordu. Adamın merakı içten içe onu kemiriyordu. Eğitmen sakin bir şekilde şöyle cevapladı:
“Çok küçükken onları bağlamak için aynı boydaki ipleri kullanıyoruz. Bu ipler o yaşlarda onları tutmaya yeterlidir. Büyüdükçe, kaçamayacaklarına inanmaya şartlanmış olurlar. Dolayısıyla iplerin hala onları tuttuğuna inanıyorlar. Bu yüzden asla serbest kalmaya çalışmıyorlar.”
Kısacası, dünya seni ne kadar geride tutmaya çalışırsa çalışsın her zaman ulaşmak istediğin şeyin mümkün olduğuna inanarak denemeye devam etmelisin. Başarılı olacağına inanmak, bunu başarmanın en önemli adımdır.
HER PROBLEMİN MUTLAKA BİR ÇÖZÜMÜ VARDIR
Kalıpların dışına çıkış
Yüzlerce yıl önce küçük bir İtalyan kasabasında, küçük bir işletme sahibi, bir tefeciye büyük miktarda para borçluydu. Tefeci, işletme sahibinin kızına ilgi duyuyordu. Ancak onun ilgisini çekmek için oldukça yaşlı ve çekici olmayan bir adamdı.
İşletme sahibine tüm borçlarını silmeyi ama karşılığında kızıyla evlenmek istediğini söyledi. İşletme sahibi bu teklifi son derece tiksinerek karşıladı. Tefecinin inadı inattı. Teklifini yenilemek yerine teklifi çok daha farklı bir biçimde sunmaya çalıştı.
Bir torbanın içerisine biri siyah, biri beyaz olmak üzere iki çakıl taşı koyacağını söyledi. Eğer işletme sahibinin kızı, torbadan siyahı seçerse borçlar silinecek ama kız onunla evlenecekti. Beyaz çıkarsa yine borçlar silinecek ama kızın onunla evlenmesi şart olmayacaktı.
Tefeci, bahçenin taşlı yolundan iki çakıl taşı aldı. Nihayetinde, onları toplarken kız, iki siyah çakıl topladığını ve onları torbaya koyduğunu fark etti. Tefeci kızdan çantaya gidip bir tane taşı seçmesini istedi. Kızın doğal olarak üç seçeneği vardı:
Çantadan bir çakıl taşı almayı reddedebilirdi.
Her iki çakıl taşını da çantadan çıkarıp tefecinin hile yaptığını söyleyebilirdi.
Çantada siyah taş olduğunu bile bile kendini feda edip babasını kurtarabilirdi.
Kız çantadan bir taşı seçti, ona bakmadan önce “kazara” onu yerdeki diğer taşların içerisine düşürdü. Ardından tefeciye dönerek şöyle der: “Ne kadar sakarım. Neyse, çantanın içinde kalan taşa bakarsanız hangi çakıl taşını seçtiğimi görebilirsiniz.”
Farklı düşünmek ve kalıpların dışına çıkmak her zaman mümkündür. Seçmen gereken tek seçeneğin bile olsa asla vazgeçmeyi düşünmemelisin. Farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak en zorlayıcı durumlarda bile kendine bir çıkış yolu bulabilirsin.
BAŞARMAK İSTİYORSAN ÖLUMSUZ SÖZLERE KULAKLARINI TIKA
Bir grup kurbağa
Bir grup kurbağa ormanda dolaşırken, içlerinden iki tanesi derin bir çukura düşerler. Diğer kurbağalar çukurun etrafında toplanırlar. Çukurun ne kadar derin olduğunu görünce iki kurbağaya artık şanslarının kalmadığını söylerler.
Ancak, iki kurbağa diğerlerinin söylediklerini görmezden gelmeye karar verirler ve çukurdan çıkmak için zıplamaya başlarlar. Tüm çabalarına rağmen bir türlü yukarı ulaşamazlar. Sonunda, kurbağalardan biri pes eder.
Diğer kurbağa olabildiğince zıplamaya devam eder. Buna rağmen, kalabalık kurbağa grubu bağırarak artık pes etmesini söyler. Kurbağa son bir kez sıçrar ve sonunda başarır. Dışarı çıktığında kurbağalar “Bizi duymadın mı?” derler. Kurbağa onları duymadığını çünkü hafif sağır olduğunu söyler.
İnsanların söyledikleri başkalarının hayatları üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Ağzından çıkmadan önce ne dediğini çok iyi düşünmelisin. Söylediklerin, yaşam ve ölüm arasındaki en önemli farklardan biri olabilecektir.